Online Randevu

TR
TR EN

Deri Kuruluğu

Atopik dermatit deride kaşıntılı, tekrarlayan ekzama atakları ile karakterize kronik bir deri hastalığıdır. Hastalık sıklıkla çocuklarda görülmek ile beraber yaşamın herhangi bir döneminde de ortaya çıkabilir.

Atopik dermatiti olan bireylerde genel olarak astım, allerjik rinit ve allerjik konjuktivit gibi atopi ile giden diğer hastalıkların da görülmesi sıktır.Hastalığın etyopatogenezinde genetik, immünolojik ve çevresel faktörlerin rol almaktadır.

Genetik olarak atopik dermatit olan bireylerde deride olması gereken bazı yapısal eksiklikler mevcuttur. Deri lipidleri ve epidermis olarak tanımlanan derinin üst katmanındaki stratum corneum tabakasının su tutma özelliği azalmıştır.

Atopik dermatitli bireylerin büyük bir bölümünde ev tozu akarları ve çayır polenleri gibi aeroallerjenlere karşı reaksiyon görülmektedir. Spesifik gıda allerjenleri ise özellikle çocukluk döneminde önem taşımaktadır. Stafilokok aerius isimli bakterinin de hastalıkta tetikleyici mi yoksa hastalık lezyonalarına mı eşlik ettiği netlik kazanmamıştır.

Atopik dermatitli hastaların hemen hemen tamamında cilt kaşıntılı ve kurudur. Görüldüğü yaş dönemine özgü olarak (i; bebeklik döneminde: yüz, kol ve bacak dış yüzleri, ii; çocukluk-yetişkinlik dönemi: diz ve dirsek iç yüzleri) ciltte kızarıklık, kaşımaya bağlı deride kabalaşma ve bazen de yara formasyonu gözlenir. Şiddetli olgularda tüm vücutta da egzama atakları görülebilir.

Hastalığın %60’ı çocukluk döneminde başlamaktadır. Bebeklik döneminde atopik dermatit lezyonları tipik olarak 3. ay sonrasında görülmektedir.

Tanı

Hastalığın tanısı ilk olarak Hanifin Rajka kirterleri ile 1980’de tanımlanmıştır. Ancak günümüzde 2003 modifiye edilern Hanifin kriterleri kullanılmaktadır.

Zorunlu Özellikler

Pruritus
Ekzama (Akut, subakut ve kronik)
Tipik morfoloji ve yaş ilişkili spesifik tutulum
Kronik ve tekrarlayıcı öykü
Önemli Özellikler: Olguların çoğunda görülen ve tanıyı destekleyen bulgular
Erken yaşta başlayan hastalık öyküsü
Atopi
Kişisel ve/veya ailevi atopi öyküsü
IgE reaktivitesi
Kserozis

İlişkili Özellikler

Tanıyı desteklemek için gerekli olan ancak spesifik olmayan özellikler
Atipik vasküler cevap
Keratozis pilaris/ pityriasis alba/ palmar hiperlineerite/ iktiyozis/ oküler-periorbital değişim
Diğer bulgular: perioral, periarikular lezyonlar
Perifolliküler belirginleşme, likenifikasyon, prurigo lezyonları

Tanı için aşağıdaki hastalıkların dışlanması gerekmektedir:
  • Skabiyez
  • Seboreik Dermatit
  • Kontakt dermatit
  • İktiyoz
  • Kutanöz T Hücreli Lenfoma
  • Psoriasis
  • Fotosensitive Dermatozlar
  • İmmünyetmezlik Hastalıkları
  • Eritrodermanın diğer nedenleri

Tedavi


Atopik dermatit kronik ve tekrarlayıcı bir hastalık olduğu için hasta uyumu önemlidir

  • Tedavinin ilk basamağı deride reaksiyon oluşturacak yünlü, sentetik kıyafetlerden, kurutucu etkisi belirgin olan sabun, şampuanlardan, bebeklik döneminde belirlenen allerik gıdalardan, çocuk ve erişkin dönemde katkı maddeli gıdalardan uzak durmak önemlidir.
  • Deri pH’ına uygun, katkı maddesi az, deriyi nemlendirme özelliği yüksek sabun, saç ve vücut şampuanı kullanılmalıdır. Deri atak döneminde günde iki kez olmak üzere, rutinde her gece nemlendirilmelidir.

** Önce ilaç, ilaç uygulamasından sonra nemlendirici kullanılmalıdır.

Topikal ve sistemik steroid kullanımı:
Topikal uygulanan kortikosteroidler tedavinin ilk basamağını oluşturur. Ancak hastanın yaşına, uygulama alanına ve lezyonu şiddetine göre kullanılacak kortizonlu kremin türü ve süresi değişir. Çoğu ebeveyn ve atopik dermatitli bireylerde steroid fobisi olduğu için steroid kullanımını red etmektedir. Topikal steroid kullanımında önemli olan ise dermatoloğunuzun önerilene uymaktır.

  • Sistemik steroidler ise şiddettli oldularda akut dönemde kullanılabilir.
  • Topikal kalsinörin inhibitörleri : (Takrolimus, Pimekrolimus)
  • Topikal olarak uygulama ile kısmı yanma ve batma oluşturabilir. Tek başına veya topikal steroid ile dönüşümlü olarak kullanılabilirler.
  • Oral Antihistaminler: Kaşıntının yatıştırılması amacı ile sedatif etkili antihistaminler kullanılabilir.
  • Siklosporin, omalizumab, fototerapi ise dirençli olgularda kullanılabilir.

Mevsimsel Saç Dökülmesi

Mevsimsel saç dökülmesinin en önemli belirtisi yılın belirli dönemlerinde saç dökülmesinin artmasıdır. Saçınızı taramanızdan sonra fırçanızda daha fazla saç teli olduğunu, saçlarınızın sürekli kıyafetlere döküldüğü veya duş giderinde eskisinden daha fazla saç olduğunu fark edebilirsiniz.

Devamını İncele
Dr. Işıl Bulur Whatsapp