Online Randevu

TR
TR EN

29 Ekim Dünya Sedef Hastalığı Günü: Sedef Bulaşıcı mı?

29 Ekim Dünya Sedef Hastalığı Günü: Sedef Hastalığı Bulaşıcı mı, Nasıl Takip Edilir?

29 Ekim Dünya Sedef Hastalığı Günü, sedef hastalığı hakkında doğru bilginin yaygınlaşması ve özellikle hastalığın bulaşıcı olduğu yönündeki yanlış inanışların ortadan kaldırılması açısından önemli bir farkındalık günüdür. Sedef hastalığı bulaşıcı değildir; kronik, bağışıklık sistemiyle ilişkili ve dönem dönem alevlenmeler gösterebilen bir hastalıktır. Takipte yalnızca ciltteki lezyonların görünümü değil, tırnaklar, eklem yakınmaları ve hastalığın günlük yaşam üzerindeki etkileri de değerlendirilir.

Sedef hastalığı, tıbbi adıyla psoriasis, toplumda sık görülmesine rağmen hâlâ yanlış anlaşılabilen dermatolojik hastalıklardan biridir. Ciltteki belirgin kızarıklık ve pullanma nedeniyle bazı kişiler hastalığın temasla geçebileceğini düşünebilir. Bu yanlış inanış, sedef hastalarının sosyal yaşamını da olumsuz etkileyebilir.

Oysa sedef bir enfeksiyon değildir. Aynı havluyu kullanmak, tokalaşmak, sarılmak veya aynı ortamda bulunmakla kişiden kişiye geçmez.

Sedef Hastalığı Nedir?

Sedef hastalığı, bağışıklık sisteminin ve genetik yatkınlığın rol oynadığı kronik inflamatuvar bir hastalıktır.

Cilt hücrelerinin yenilenme sürecindeki değişiklikler sonucunda cilt yüzeyinde kızarık, kalınlaşmış ve üzeri beyaz-gümüş renkli pullarla kaplı alanlar oluşabilir.

En sık;

  • saçlı deri,
  • dirsekler,
  • dizler,
  • bel ve gövde,
  • el ve ayaklar

etkilenebilir.

Ancak sedef yalnızca bu bölgelerde görülmez. Tırnaklarda, cilt kıvrımlarında ve daha farklı bölgelerde de ortaya çıkabilir.

Hastalığın görünümü ve yaygınlığı kişiden kişiye önemli ölçüde değişebilir.

Sedef Hastalığı Bulaşıcı mıdır?

Hayır. Sedef hastalığı bulaşıcı değildir.

Bakteri, virüs veya mantar kaynaklı bir enfeksiyon olmadığı için temas yoluyla başka bir kişiye geçmez.

Sedef hastalığı bulunan biriyle;

  • tokalaşmak,
  • sarılmak,
  • aynı ortamda bulunmak,
  • aynı havuza girmek

hastalığın bulaşmasına neden olmaz.

Ciltte görülen yoğun pullanma veya kızarıklık bazen bulaşıcı bir deri hastalığı izlenimi oluşturabilir. Ancak bu görünüm, hastalığın inflamatuvar yapısından kaynaklanır.

Bu ayrım yalnızca tıbbi açıdan değil, sedef hastalarının sosyal yaşamda karşılaştıkları önyargıların azaltılması açısından da önemlidir.

 Sedef Hastalığı Neden Olur?

Sedef hastalığının tek bir nedeni yoktur.

Genetik yatkınlık ve bağışıklık sistemindeki bazı mekanizmalar hastalığın gelişiminde önemli rol oynar.

Ailesinde sedef hastalığı bulunan kişilerde risk artabilir. Ancak ailede sedef bulunması kişinin mutlaka hastalığı geliştireceği anlamına gelmez.

Benzer şekilde ailesinde bilinen sedef öyküsü bulunmayan kişilerde de hastalık ortaya çıkabilir.

Bazı çevresel veya kişisel faktörler yatkın kişilerde hastalığın başlamasını ya da mevcut sedefin alevlenmesini kolaylaştırabilir.

Sedef Hastalığını Neler Tetikleyebilir?

Sedefin seyri kişiden kişiye farklıdır. Bazı kişiler uzun süre belirgin yakınma yaşamazken, bazı kişilerde dönemsel alevlenmeler görülebilir.

Alevlenmeyi etkileyebilecek faktörler arasında;

  • stres,
  • bazı enfeksiyonlar,
  • cilt travmaları,
  • bazı ilaçlar,
  • sigara ve alkol kullanımı,
  • kilo artışı
  • yer alabilir.

Soğuk ve kuru hava da bazı kişilerde cilt bulgularını artırabilir.

Ancak her hastanın tetikleyicileri aynı değildir. Bu nedenle kişinin kendi hastalık seyrini ve alevlenmelerle ilişkili faktörleri takip etmesi önemlidir.

Sedef Hastalığı Sadece Cildi mi Etkiler?

Hayır.

Sedef hastalığı çoğunlukla cilt bulgularıyla fark edilse de günümüzde yalnızca cilde ait bir hastalık olarak değerlendirilmez.

Bazı kişilerde eklem tutulumu gelişebilir. Bu durum **psoriatik artrit** olarak adlandırılır.

Özellikle;

  • eklem ağrısı,
  • sabah tutukluğu,
  • parmaklarda şişlik,
  • topuk ağrısı,
  • hareket kısıtlılığı

gibi yakınmalar varsa dermatolojik takip sırasında belirtilmelidir.

Erken değerlendirme, eklem hasarının önlenmesi açısından önem taşıyabilir.

Sedef hastalarında obezite, metabolik sendrom ve bazı kardiyometabolik hastalıkların daha sık görülebildiği de bilinmektedir. Bu nedenle hastanın yalnızca cilt yüzeyi üzerinden değerlendirilmemesi önemlidir.

Tırnaklardaki Değişiklikler Sedef Belirtisi Olabilir mi?

Evet. Sedef hastalığı tırnakları da etkileyebilir.

Tırnaklarda;

  • küçük noktasal çukurlanmalar,
  • renk değişiklikleri,
  • tırnağın yatağından ayrılması,
  • kalınlaşma,
  • şekil değişiklikleri

görülebilir.

Bu bulgular bazen mantar enfeksiyonlarıyla karıştırılabilir.

Her tırnak değişikliğinin sedef anlamına gelmediği gibi, her kalınlaşmış veya rengi değişmiş tırnağın da mantar olduğu düşünülmemelidir.

Gerekli durumlarda ayırıcı tanı için dermatolojik inceleme yapılabilir.

Sedef Hastalığı Tamamen Geçer mi?

Sedef kronik seyir gösteren bir hastalıktır.

Tedaviyle cilt bulguları önemli ölçüde kontrol altına alınabilir ve bazı kişilerde uzun süre lezyon görülmeyen dönemler yaşanabilir. Ancak hastalığın tekrar ortaya çıkma eğilimi bulunur.

Bu nedenle “sedefi tamamen ve kalıcı olarak yok eden” bir tedaviden söz etmek doğru değildir.

Tedavide amaç;

  • mevcut lezyonları kontrol altına almak,
  • kaşıntı ve rahatsızlığı azaltmak,
  • alevlenmeleri mümkün olduğunca sınırlandırmak,
  • hastanın yaşam kalitesini desteklemek

olarak değerlendirilebilir.

Tedavi planı hastalığın yaygınlığına ve kişisel özelliklere göre değişir.

Sedef Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Sedef tedavisinde tek bir yöntem bulunmaz.

Hafif ve sınırlı hastalıkta dermatolog tarafından planlanan topikal tedaviler kullanılabilir.

Daha yaygın veya farklı özellikler gösteren hastalıkta;

  • fototerapi,
  • sistemik ilaçlar,
  • biyolojik tedaviler

değerlendirilebilir.

Tedavi seçimi yapılırken yalnızca vücudun ne kadarının etkilendiğine bakılmaz.

Lezyonların yüz, el, ayak, genital bölge veya saçlı deri gibi günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyebilecek bölgelerde bulunması da tedavi kararında önem taşıyabilir.

Ayrıca eklem tutulumu, kişinin yaşı, eşlik eden hastalıkları ve daha önce kullanılan tedaviler de değerlendirilir.

Sedef Hastalığında Biyolojik Tedavi Nedir?

Biyolojik ilaçlar, bağışıklık sisteminde sedef hastalığının gelişiminde rol oynayan belirli moleküler yolları hedefleyen tedavilerdir.

Her sedef hastasının biyolojik tedavi kullanması gerekmez.

Bu tedaviler hastalığın özelliklerine, önceki tedavilere verilen yanıta ve kişinin genel sağlık durumuna göre uygun hastalarda değerlendirilebilir.

Tedavi öncesinde gerekli taramalar yapılır ve tedavi süresince dermatolojik takip devam eder.

Hangi biyolojik tedavinin kullanılacağı kişiye özel olarak belirlenir.

Sedef Hastalığı Stresle Artar mı?

Stres, bazı kişilerde sedef alevlenmeleriyle ilişkili olabilir.

Ancak sedefi yalnızca “stresten oluşan bir hastalık” şeklinde tanımlamak doğru değildir.

Hastalığın temelinde genetik yatkınlık ve bağışıklık sistemiyle ilişkili mekanizmalar bulunur. Stres ise bu zeminde alevlenmeyi etkileyebilen faktörlerden biri olabilir.

Ayrıca sedefin görünür bir deri hastalığı olması da kişinin psikolojik ve sosyal yaşamını etkileyebilir.

Bu nedenle ilişki tek yönlü değildir: stres hastalık seyrini etkileyebilirken, hastalığın kendisi de stres oluşturabilir.

Sedef Hastaları Nasıl Takip Edilir?

Takip sıklığı ve kapsamı hastalığın özelliklerine göre değişir.

Dermatolojik kontrollerde;

  • yeni lezyonların oluşumu,
  • mevcut lezyonların yaygınlığı,
  • kaşıntı ve diğer belirtiler,
  • tırnak değişiklikleri,
  • eklem yakınmaları,
  • kullanılan tedavilerin etkisi ve olası yan etkileri

değerlendirilebilir.

Sistemik veya biyolojik tedavi kullanan kişilerde gerekli laboratuvar kontrolleri de tedaviye göre planlanır.

Hastalığın günlük yaşam, uyku, sosyal ilişkiler ve psikolojik iyilik hali üzerindeki etkisi de takipte önemlidir.

Sedef Hastaları Cilt Bakımında Nelere Dikkat Etmeli?

Sedefli ciltte kuruluk ve bariyer bozukluğu sık görülebilir. Bu nedenle düzenli nemlendirme günlük bakımın önemli bir parçasıdır.

Çok sıcak ve uzun duşlardan kaçınmak, cildi tahriş eden sert temizleyicileri sınırlamak ve kaşımaya bağlı travmayı azaltmak faydalı olabilir.

Ancak internet üzerinden önerilen bitkisel karışımların veya içeriği bilinmeyen ürünlerin lezyonlara uygulanması önerilmez.

“Doğal” olarak tanımlanan bir ürünün güvenli veya sedef için etkili olduğu anlamına gelmediği unutulmamalıdır.

Sedef Hastalığı Beslenmeyle Geçer mi?

Sedef hastalığını ortadan kaldırdığı kanıtlanmış tek bir özel diyet bulunmamaktadır.

Bununla birlikte dengeli beslenme ve sağlıklı vücut ağırlığının korunması genel sağlık açısından önemlidir. Obezitenin bazı kişilerde sedef hastalığının şiddeti ve tedavi yanıtıyla ilişkili olabileceği bilinmektedir.

Bu nedenle gereksiz ve çok kısıtlayıcı diyetlerden ziyade kişinin genel sağlık durumuna uygun, sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları tercih edilmelidir.

Herhangi bir besinin sedefi “temizlediği” veya hastalığı kalıcı olarak ortadan kaldırdığı yönündeki iddialara temkinli yaklaşılmalıdır.

Sedef Hastalığı Olan Kişiler Güneşe Çıkabilir mi?

Güneş ışığı bazı sedef hastalarında cilt bulgularının azalmasına yardımcı olabilir. Ancak bu durum kontrolsüz güneşlenmenin bir tedavi yöntemi olduğu anlamına gelmez.

Güneş yanığı cildi travmatize ederek bazı kişilerde yeni sedef lezyonlarının gelişmesini tetikleyebilir.

Fototerapi ise doğal güneşlenmeden farklı olarak belirli ultraviyole dalga boylarının kontrollü dozlarda uygulandığı tıbbi bir tedavidir.

Bu nedenle güneş maruziyeti konusunda kişisel dermatolojik öneriler dikkate alınmalıdır.

Ne Zaman Dermatoloğa Başvurulmalı?

Ciltte uzun süredir devam eden, tekrarlayan ve pullanan kızarıklıklar bulunuyorsa tanının netleştirilmesi için dermatolojik değerlendirme yapılmalıdır.

Sedef tanısı bulunan kişilerde ise;

  • lezyonların hızla yayılması,
  • mevcut tedavinin yetersiz kalması,
  • günlük yaşamın belirgin şekilde etkilenmesi,
  • tırnak değişikliklerinin başlaması,
  • eklem ağrısı veya sabah tutukluğu gelişmesi

durumunda kontrol geciktirilmemelidir.

Özellikle yeni gelişen eklem yakınmalarının dermatoloğa bildirilmesi önemlidir.

29 Ekim Dünya Sedef Hastalığı Günü, sedefle ilgili en temel yanlış inanışlardan birini yeniden hatırlatmak için önemli bir fırsattır: **Sedef hastalığı bulaşıcı değildir.**

Sedef kronik ve inflamatuvar bir hastalıktır. Cilt bulgularının yanı sıra tırnakları ve bazı kişilerde eklemleri de etkileyebilir. Bu nedenle takip yalnızca ciltteki plakların görünümüne göre yapılmamalıdır.

Günümüzde hastalığın özelliklerine göre topikal tedavilerden fototerapiye, sistemik ilaçlardan biyolojik tedavilere kadar farklı seçenekler bulunmaktadır. Tedavinin amacı hastalığı tek bir yöntemle “tamamen ortadan kaldırmak” değil, kişiye uygun yaklaşımla uzun dönemli kontrol sağlamaktır.

Kısa Sorular, Net Yanıtlar

Sedef hastalığı bulaşıcı mı?

Hayır. Sedef bir enfeksiyon değildir ve temasla kişiden kişiye geçmez.

Sedef hastalığı tamamen geçer mi?

Sedef kronik ve tekrarlama eğilimi bulunan bir hastalıktır. Tedaviyle hastalık kontrol altına alınabilir ve uzun süre belirti görülmeyen dönemler yaşanabilir.

Sedef stresten mi olur?

Stres bazı kişilerde hastalığı tetikleyebilir veya alevlenmeyi artırabilir ancak sedefin tek nedeni stres değildir.

Sedef eklemleri etkiler mi?

Bazı hastalarda psoriatik artrit gelişebilir. Eklem ağrısı, şişlik veya sabah tutukluğu varsa hekime bildirilmelidir.

Sedef mantar hastalığı mıdır?

Hayır. Sedef mantar enfeksiyonu değildir. Ancak bazı deri ve tırnak bulguları mantar enfeksiyonlarıyla karıştırılabilir.

Sedef hastalığının tedavisi var mı?

Hastalığın özelliklerine göre topikal ilaçlar, fototerapi, sistemik tedaviler ve biyolojik ilaçlar dahil farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

Tıbbi içerik, yayımlanmadan önce Doç. Dr. Işıl Bulur tarafından son kontrolden geçirilmelidir.

Ultraformer III

ULTRAFORMER III, ultrason enerjisinin cilt gençleştirme, cilt sıkılaştırma ve istenmeyen bölgesel yağları azaltmak için kullanıldığı bir cihazdır.

Devamını İncele
Dr. Işıl Bulur Whatsapp